Bilim Kurulu üyesi: Alarm zili çalıyor

Samsung’un orta seviye telefonu Galaxy A21s tanıtıldı
Haziran 17, 2020
Bakan Selçuk: 20,5 milyar liralık nakdi destek sağladık
Haziran 17, 2020

Bilim Kurulu üyesi: Alarm zili çalıyor

Bilim Kurulu üyesi: Alarm zili çalıyor Afiyet Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Gazi Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hasan Tezer, 1 Haziran’dan itibaren başlayan normalleşme döneminde koronavirüs günlük olgu sayılarında yaşanan artışı değerlendirdi. Prof. Dr. Tezer, normalleşmenin beraberinde öteki ülkelerde de vaka sayılarında dalgalanmaları getirdiğine uyarı çekerek, bu dönemde maske, uzaklık ve temizleme kurallarına uymanın fazla önemli olduğunu söyledi. Normalleşme kavramının Türkiye’de hatalı anlaşıldığını düşündüğünü belirten Prof. Dr. Tezer, “Normalleşme süreci işlerin bittiği, bundan böyle koronavirüsün ülkemizde olmadığı anlamına gelmiyor. Yalnızca olgu sayılarının azaldığını, daha kontrol edilebilir bir düzeye geldiğini ve artık kontrollü bir bayağı hayata geçiş anlamına geldiğini söylemektedir. Bütün dünyada salgın devam ediyor.” dedi. Prof. Dr. Tezer, virüsün ultraviyole ışınlarından, nemden ve sıcaktan etkilendiğini, bulaşıcı özelliğini nispeten kaybettiğinin bilindiğini hatırlatarak, “Lakin bağlantı arttıkça, maske takmadıkça, 1,5 metreden daha pozitif yaklaştıkça, uzun zaman sohbet ettikçe, bilhassa 15 dakikanın üzerindeki sohbetlerde kalabalık yerlerde bulaş da zorunlu. İsterse kış virüsü olsun, isterse diğer virüs olsun bulaşma devam edecektir.” diye konuştu. “İnsanlarımızın biraz dikkat etmemesi sebebiyle vaka artışları meydana geldi.” diyen Tezer, konuşmasını şöyle sürdürdü: “900’lü rakamlardayken 1500’lü rakamlara geldik, tabii ki bizim için bu uyarıcı niteliğinde, yani fazla önemli bir çoğalma olarak şayet yorumlanmayabilir. Lakin bizim için önemli bir dikkat bu, önlemlere dikkat etmezseniz vaka sayıları daha da artabilir. Olgu sayılarınızda 5 gün tekrar tekrar büyüme görürseniz aslında bu işlerin bir yerde zıt gittiği anlamına gelir. Bizim için bir alarm diye düşünün, 1500’lü rakamlar, kurallardan uzaklaşıyorsunuz anlamına gelen bir rakam. Bu, ‘alarm, zil çalıyor, uyarı edin, bakın daha artı kurallara uymazsanız rakamlar artabilir’ çağrıda bulunmak.” Prof. Dr. Tezer, olgu sayılarındaki büyüme nedenlerine ilişkin de şunları söyledi: “En sık yapılan yanlış fazlaca özgüven. İnsanlarımızda olan ‘bana nasılsa bir şey olmaz’ hatalı bir seziş. Sanki artık salgın bitti. Netice itibarıyla ekranlarda tüm dünyada bir normalleşme süreci görüyoruz, plajların yoğunluğunu görüyoruz, halk müziği sokaklarda. Toplumda da bu hatalı bir algıya sebep oluyor, bitmiş ülkemizde azaldı, dünyada da azaldı, ‘daha rahatız’ gibi bir algılama oluşuyor. Diğeri maskelerin hatalı kullanımı. İnsanlar psikolojik olarak maskeyi takıyorlar, alınlarına, çenelerine, burun açık ve onu bir aksesuar gibi kullanıyorlar. Sosyal mesafe, topluluk içerisinde maske takmamak, yani maskeyi doğru taksak da kalabalıkta takmamak. Topluluk içerisine artık büyük bir özgüvenle girmek, kalabalıkta bulunmak. Bunlar maalesef rakamlarımızın artmasına sebep oldu.” Jurnal olgu sayılarındaki artışın sürmesi halinde önlemlerin her yerde gündeme gelebileceğini kaydeden Prof. Dr. Tezer, “Yarın 2 binli rakamlara ulaştığımızda, aslında baştan oturup değerlendirmek gerekebilir. En azından kalabalık alanlarda tekrar nasıl önlemler alınması gerektiği konusu masaya yatırılabilir. Bildiğimiz gibi şu an kuytu yapılan nişan ya da asker yolcu etme törenleri, ola ki de düğünler, bu bağlamda insanların toplu halde bir araya geldiği yerlerde bulaşın en fazla olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğuda da maalesef son haftalarda bu şekilde artışlar oldu. Bağlantı fazla manâlı burada, teması kesmeniz gerekiyor. Kaldı ki şu lahza 65 yaş üstü de belli saatlerde dışarıya, çocuklarımız açık havada. Tekrardan toplu halde insanların bir araya geldiği alanlarda kısıtlamalar gelir mi, olgu artışları olursa oturulup yeniden değerlendirilebilir.” dedi. Prof. Dr. Tezer, hafta sonu Liselere Antre Sistemi (LGS) dahilinde yapılacak merkezi sınava girecek öğrencilere de şu uyarılarda bulurdu: “Öğrencilerin dikkat etmesi gerekiyor, yayınlanmış rehberlere yerinde bir şekilde velilerin öğrencileri okulun bahçesine kadar getirip, içeri girmemeleri gerekiyor. Maskeyle gelmeleri gerekiyor. Topluluk gelmemeleri gerekiyor her şeyden önemlisi. Çünkü hafta sonu sınavlar oldu, kalabalık gelindiğini de gördük, fiilen çok kalabalık yapmadan evde o morali verip çocuklarımızı okula yollamak. Bu dönem bunlara katlanmak zorundayız. Mümkünse teması azaltıcı bütün önlemlere uyulması, imtihan esnasında da tabii ki. Sosyal mesafe sağlanıyorsa, çocuk maskesini çıkartıp sınavına ona kadar devam edebilecek. Keza gittiğimiz yerlerde bu dönemlerde uzun vakit kalmayacağız, yemeğe gitsek de yemeğimizi yiyeceğiz, önerildiği şekilde kalkacağız, sohbetler bu yılı sıcacık devretmek için sonraki yıllara ertelenecek. Çünkü bu işlem hemencecik bitmeyecek. Bu süreç uzun sürecek, yani 2021’de de bu sürece devam edeceğiz gibi görünüyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir