Çavuşoğlu, Ayasofya’nın tapusunu gösterdi

F.Bahçe, Nihat Özdemir’i üyelikten ihraç etmek istiyor
Haziran 11, 2020
İdlib’de PKK’nın tarlaya tuzakladığı mayın bulundu
Haziran 11, 2020

Çavuşoğlu, Ayasofya’nın tapusunu gösterdi

Çavuşoğlu, Ayasofya'nın tapusunu gösterdi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ayasofya ile ilgili yapılan tartışmalara tepki gösterdi. ABD Dışişleri Bakanlığı göre yayınlanan “2019 Milletlerarası Dini Özgürlükler Raporu”na tepki belirten Bakan Çavuşoğlu, “ABD gibi bir ülkenin Türkiye’yi sorgulaması abesle iştigal.” dedi. Fetihten 567 sene daha sonra tartışmaların başlamasının manidar olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, Danıştay’ın 2 Temmuz’da karar vereceğini söyledi. Çavuşoğlu’nun açıklamaları şöyle: Bakan Çavuşoğlu, katıldığı canlı yayın sırasında Fatih Sultan Mehmet’in vasiyetini ve Ayasofya’nın tapusunu göstererek, “Bakın burada belgesi var. Fatih’in vasiyeti ve vakfiyesi var. Evet, bu yapılar tüm insanlığındır. Fakat nasıl değerlendirileceğine biz karar veririz. ABD ve Yunanistan’ın bize hafıza verme hakları yok. İnanç özgürlüğünde nerede olduklarını biliyoruz.” dedi. “Ayasofya muhakkak uluslararası bir konu değildir. Kimse Türkiye’yi sorgulamasın. ABD gibi bir ülkenin Türkiye’yi sorgulaması abesle iştigal. Irkçılık var, Müslüman düşmanlığı, yabancı düşmanlığı var. Türkiye ise bütün tersini yapıyor. Böyle bir durumda Ayasofya’nın tartışmaya açılması, fetihten 567 sene sonradan Ayasofya’yı hatta İstanbul’u tartışmaya başlatmak manidar.
1972 UNESCO sözleşmesine baktığımızda herhangi bir mülkiyetin tarihi dokusunun diğer bir şey fakat o mülkiyetin bu şekilde cami ya da başka türlü kullanılmasına ilişkin bir şey yoktur. Bir derneğimiz Danıştay’a başvurdu. 2 Temmuz’da Danıştay kararını verecek. Burası bizim kendi egemenlik alanımız. Esasen dini azınlıkların hakları konusunda sadece bize değil, dünyaya ders verecek en son ülkelerden biri Yunanistan. Avrupa’da camisi olmayan tek başkent Atina. Selanik’te aralıksız açık bir cami yoktur. Batı Trakya’da Türk azınlıkların seçtiği müftüler namaz kıldırdığı için ceza aldı. Oradaki Türk azınlık, Türk adını da kullanamıyor. Yunanistan bu konuda üç kere mahkum edildi. Anlaşmaya gelecek olursa, İyon Denizi’nde olduğu için bizi ilgilendiren bir durum yok. Yani Doğu Akdeniz ve Ege’yi ilgilendiren bir koşul değil. Bu uzlaşma esasen, gerçekleri görme bakımından çok anlamlı bir anlaşmadır. Yunanistan bugüne kadar adaların hatta kayaların ana kara gibi kabul edilmesini istiyordu. Kendi esas karasına uzak adaların bütün yetkinliği olamaz. Ege’de Akdeniz’de bizim savunduğumuzu Yunanistan, İtalya’yla yaptığı anlaşmada kabul etmiş. Bizim tezlerimizin haklılığı tescillemiş oldu.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir