Çevre kirliliği nedeniyle 13 milyon canlı türü tehlikede

Kütahya’da cuma namazı meydanda kılındı
Haziran 5, 2020
Hafter milisleri Beni Velid’i terk etti
Haziran 5, 2020

Çevre kirliliği nedeniyle 13 milyon canlı türü tehlikede

Çevre kirliliği nedeniyle 13 milyon canlı türü tehlikede Çevre; dünya üstünde yaşamını sürdüren canlılarının hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortama deniyor. Ama ahali, doğal olmayan yollarla çevreyi kirletiyor ve tüm dengeleri değiştiriyor. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Imal ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, “İnsanoğlu çevre kirliliğine niçin olduğu için dünyada 13 milyon türün çeşitliliğini değil olma tehlikesiyle korkutma ediyor.” dedi. 1972 yılında Stokholm’de gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Çevresi Konferansının çevre konusundaki birincil küresel BM konferansı olduğunu andıran Karaosmanoğlu, bu konferansta sosyo-idareli yapıları ve gelişme düzeyleri ayrı olan birçok ülkenin bir araya geldiğini belirterek, “Çevre için uluslararası birincil iş birliği sonucu BM İnsan Çevresi Bildirisi kabul edilerek 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak ilan edildi.” ifadelerini kullandı. cevre Karaosmanoğlu, Dünya Çevre Günü için her sene bir tema seçildiğini anlatarak, şöyle devam etti: “Bu yılın teması ‘biyoloji ile ilgili çeşitlilik’ olarak seçildi. Seçilen temayla her sene çevre sorunlarına kamuoyunda uyarı çekme ve politika yapıcıların ilgisini artırma hedeflenerek yaygın etkisi yüksek faaliyetler yapılıyor. Hayvan, bitki ve mikroorganizma olarak tanımlanan gezegenimizin sıcacık gücü biyolojik farklılık için kendisi de fani bir cins olan insan en büyük tehlikedir. İnsanoğlu çevre kirliliğine neden olduğu için dünyada 13 milyon türün çeşitliliğini korkutma ediyor ve yıkıyor. Gezegenimizdeki çeşitliliğin 1 milyon türü giderek yok oluyor. her biri yaşamımız için mühim biyoloji ile ilgili çeşitlilik ve türler tehlike altında. Su ve kara ekosistemlerinin onarılması, yenilenmesi ve korunması gerekiyor. Çünkü biçimsizleşme 3,2 milyar insanın refahını zedeliyor.” cevre
Biyolojik çeşitliliği korumanın insanların görevi olduğunu her yerde hatırlatan Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, yaşamdaki bütün türlerin doğal zincirde birbirine alt ve yakın etkileşimde olduğunu vurguladı. Karaosmanoğlu, insanoğlunun doğal dengeyi bozduğunu belirterek, “Acilen doğal dengeyi onarma, daha sonra yenileme ve her zaman koruma zamanı. Doğal döngü dışına meydana çıkan bir çiçek veya hayvan değil, olmaz da. Biz çevremizi kirleterek, iklimimizi değiştirerek, doğadaki sınırları aşarak türleri yok ettik, ediyoruz. Görevimiz hayat için diğer hoş ve fonksiyonel olan türlerin doğal ortamlarına müdahale etmemek, korumak ve gözlemek.” ifadelerini kullandı. Dünyaya taşıyacağından artı siklet verildiğinin dile getiren Karaosmanoğlu, şunları söyledi: “Dünyamızdaki kaynakları verimli, mevcut en iyi atık, su, enerji yönetimiyle, diğer deyişle en pak teknolojiyle imal, tüketim ve hizmet için kullanmalıyız. Eğer kullandığımız bütün kaynakları gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da dikkate alarak, bu ihtiyaçları tehlikeye atmadan tüketirsek ‘Sürdürülebilir Imal ve Tüketim’ başarılır. Sürdürülebilir edinmek kaynakları gelecek için ‘daim’ kılmaktır. Bunun için de sürdürülebilir hayat kültürümüz olmalıdır. Orta Asya’dan Anadolu’ya, Rumeli’ye uzanan köklerimizde, kültürümüzde doğrusu sürdürülebilir yaşam ilkeleri var. Bizler israfı sevmeyiz. Fakat doğamızı, toprağımızı, suyumuzu, havamızı fazla severiz. Yanı başımızdaki bitkiye, hayvana, hiçbir varlığa kıyamayız. bu nedenle çevremize dost yaşamalıyız ve türlerin yok olmasına dur diyerek, doğamızı onarmalı ve her zaman korumalıyız.” CEVRE
Karaosmanoğlu, insanoğlunun önünde çevre kirliliği, iklim değişimi, yiyecek güvenliği ve su temini gibi temel sorunlar olduğunu her tarafta hatırlattı. Koronavirüs salgını nedeniyle insanların evde daha pozitif kaldığını açıklayan Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Koronavirüs döneminde nakliyecilik azaldı. Egzoz gazının sebep olduğu hava kirliliği azaldı. Marttan itibaren havalar fazla soğuk gitmedi. Isınma kaynaklı kirleticiler azaldı. Sanayi üretiminin durması veya bütün kapasite ile çalışmaması da hava kalitesini iyileştirdi. Amerika Birleşik Devletleri’nin Milli Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) Küresel İzleme Laboratuvarı verilerine göre 3 Haziran günü atmosferdeki karbondioksit miktarı 417 ppm (milyonda bir kısım) oldu, düşüş değil. Ilk Olarak karbondioksit olmak üzere sera gazları miktarı düşmüyor. Küresel ısınma sürüyor. Çünkü üretiyor ve tüketiyoruz. Bu tüketimde büyük pay enerjiye ait. Elektrik, ısı, soğuk, katı-sıvı-gaz yakıtların üretimi ve tüketiminin bedeli yüksek. Enerji üretimi ve tüketimi, tarım, orman ve öteki arazilerin kullanımı, endüstri, nakliyecilik, binalar daima sera gazı emisyonuna niçin oluyor ve iklim değişiyor. İklim doğası gereği değişir. Önemli olan insanın kendi eliyle iklimini değiştirmemesi.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir