CHP, İnfaz Kanunu için AYM’ye başvurdu

Adana’da işkenceye uğrayan kadını polis kurtardı
Haziran 11, 2020
KKTC Başbakanı Tatar: İngilizler bize sormak zorunda
Haziran 11, 2020

CHP, İnfaz Kanunu için AYM’ye başvurdu

CHP, İnfaz Kanunu için AYM'ye başvurdu CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, cezaevlerinden yaklaşık 90 bin kişinin tahliyesini karşılayan infaz düzenlemesi 7242 sayılı Cinayet ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bir Takım Kanunlarda Değiştirme Yapılmasına Dair Kanun’un bazı maddelerinin iptali için Tüzük Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Başvurunun arkasından gazetecilere açıklama yapan Altay, 22 Nisan’da ilgili kanunun şekil bakımından iptali için yaptıkları başvurunun hala bir sonuca bağlanmadığını hatırlattı. Altay, kanun görüşmelerinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) iç tüzüğünün 92. maddesine açık bir anormallik olduğunu iddia ederek “Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilmede kimi indirimleri öngören kanunun kimi hükümleri, TBMM’nin iç tüzüğünün 92. maddesine göre af niteliği taşıdığı için keza niteliği içeren maddelerin oylamasında ayrıca de tümünün oylanmasında 5’te 3 çoğunluğun kabul oyu dobra dobra gerekir. Bu kanunun oylanmasında bu aranmadığı için açık bir eylemli iç anayasa ihlali olduğunu verdiğimiz dilekçede ortaya koyduk.” dedi. CHP, İnfaz Kanunu için AYM’ye başvurdu Altay, başvurularında, kanuna ilişkin içerik ve hakkaniyet ilkesi bakımından da belirledikleri olumsuzlukların yer aldığını savundu. TBMM’de iki takvim süre içinde 189 milletvekiliyle ilgili bini aşkın suç duyurusunun bulunduğunu kaydeden Altay, “Bu, yargının geldiği nokta bakımından üstünde derin düşünülmesi gereken bir şart. Erdoğan, kendisine aleyhinde olan herkesi terörist olarak suçlama edip yaftaladığı için onun tahakkümündeki savcılar da Erdoğan’ı eleştiren, biat etmeyen, düşüncelerini yazar, slogan atan, tweet atan herkesle ilgili terör örgütüyle ilişkiden nedeniyle TBMM’ye fezleke gönderiyorlar.” iddiasında bulundu. Altay, açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Başvurumuz ile herkes için uygulanan denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme indiriminde, Terörle Uğraş Kanununun 7. maddesinin 2’nci fıkrasına girenlerin de yararlanmasını istedik. Türk Suç Oluşturan Kanunu’nun 314. maddesinin 3’üncü fıkrasından suç oluşturan alanların da denetimli serbestlik ve koşullu salıverilmeden yararlanmasını istedik. Yeniden başvurumuzla Türk Cinayet Kanunu’nun 220. maddesinin 6, 7 ve 8’inci fıkralarından hüküm giyenlerin de yararlanmasını istedik. Yani düşüncesini Twitter, Facebook aracılığıyla görsel ve yazılmış medya yoluyla açıklama edenler bundan yararlansın dedik.” Hırsızların yararlandığı suç oluşturan indiriminden gazetecilerin de faydalanması gerektiğini dile getiren Altay, “Darpçının, gaspçının, arsızın yararlandığı indirimden yazarlar ve düşüncesini açıklama edenler yararlansın istedik.” ifadesini kullandı. Altay, başvurularında terör örgütü kurucuları, yöneticileri ve üyeleriyle ilgili bir talep bulunmadığının altını çizerek “aynı zamanda mahsus öldürme neticesi nedeniyle ağır yaralama, zulüm, cinsel hücum, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizliliğine alanına aleyhinde suçlar, uyuşturucu ve uyuşturucu madde üretim ve ticareti suçu, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları denetimli serbestlikten ve koşullu salıverilmeden yararlanmasın. Bu suçların dışındaki denetimli serbestlik oranı 2 bölü 3’ten 1 bölü 2’ye insin diye başvurumuzu yaptık.” açıklamasında bulundu. Bir mahkumun, açık cezaevine geçirilip geçirilmemesinin yönetmelikle yok kanunla düzenlenmesi gerektiğini düşündüklerini söyleyen Altay, ayrıca istinaf ya da temyiz sürerken adli denetleme uygulamasının birincil derece mahkeme göre kaldırılmasını içten bulmadıklarını dile getirdi. Altay, hükümlü ve tutukluların mahkemedeki tutumunun cezaevindeki tutumu gibi değerlendirilmesini de içten bulmadıklarını belirterek hükümlü ve tutukların kütüphanelerden yararlanmasına gelen ağır kısıtlamaları da mahkemeye taşıdıklarını bildirdi. Altay, hukuk sisteminin hakkaniyetli olması gerektiğini vurgulayarak “Düşünenin hapiste hırsızlık yapanın dıştan olduğu bir hukuk sistemi hakkaniyetli değildir. Düşüncesini açıklamaktan diğer hiçbir kusuru olmayan insanın cezaevinde hüküm giymesi lakin sokakta yürüyen bir kadının çantasını kaparken o kadının kolunu kesen insanın dışarı çıkması hakkaniyetli değildir.” değerlendirmesinde bulundu. Engin Altay, 15, 16, 18, 23, 25, 31, 32, 37, 46 ve 48’inci maddeler ile geçici madde 6’nın da içinde olduğu toplam 14 madde için itirazda bulunduklarını açıkladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir