Fikirci Bey: MESELE FLOYD DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI

Sağlık Bakanı: Salgın gerilemişken, bize yakışanı yapalım
Haziran 2, 2020
Tatile gelen Türk vatandaşlarına 14 gün karantina şartı
Haziran 2, 2020

Fikirci Bey: MESELE FLOYD DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI

Fikirci Bey: MESELE FLOYD DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI MESELE FLOYD DEĞİL, SEN DAHA ANLAMADIN MI? ABD bir kez daha isyanlara sahne oluyor. 1992 Los Angeles olaylarından daha sonra ikinci büyük keşmekeş. Olay ABD’de olunca ast buralarda genel bir “Oh olsun, Dünyayı karıştırırken iyi miydi, sen de karışta gör gününü” havası var. ABD’ye aleyhinde antipatimizi bir yana bırakıp birazcık da geriden bakalım mı? ABD’de siyahiler her zaman isyan edebilir, beyazlara ve özellikle de polisin ırkçı tavrına aleyhinde büyük bir öfke beslemelerinde şaşılacak bir şey değil. Bunun ara sıra küçük bir kıvılcımla büyük bir yangına dönüşmesi de beklenilmeyecek bir şey değil. İşte ırk ırkçılığa aleyhinde çıkıyor, direnme hakkını kullanıyor. İnsan olan bunu destekler biçiminde genel bir kabul var. Ama benim bu klişeyi ilk sorgulamama George Floyd’un kardeşi Philonise Floyd neden oldu. Kardeş Floyd “Cümbür Cemaat birlik içindeyiz diyor ama ortalığı yakıp yıkıyor, böyle yok edici birlik olmaz, benim kardeşim bunu istemezdi” diyor. Siyahilerin mücadelesinin çalındığını, başka yönlere çekildiğini, siyahilerin kullanıldığını söylüyor. Size azıcık bilinen geldi mi? İşte o vakit kulağıma kar suyu kaçtı. Dönüp baktım 1992’de ne olmuştu diye. 1992 Los Angeles olayları, 29 Nisan 1992 tarihinde ABD’nin Los Angeles şehrinde siyahi Amerikan vatandaşı Rodney King’i darp etmekten suçlanan dört Los Angeles polisinin mahkemede suçsuz bulunarak salıverilmesi üzerine başlamıştı. Yani bu filmi biz daha önce görmüştük. Bir diğer deyişle böyle bir şey yapılınca böyle bir netice alınacağı, olayların büyüyeceği biliniyordu. Buna rağmen polis, 46 yaşında (Yani gençtir, bir taşkınlık yapar denilmeyecek yaşta) bir siyahinin boğazına çöküp dahası elini cebine koyarak sanatkâr gibi poz veriyor. Alışılagelmiş prosedür bu mudur? Bu bir refleks yok, savunma yok, kasıtlı olarak ve haz alınarak yapılan bir hareket. Değil mudur ABD polisi içinde bunu sıradan olarak yapacak manyak? Varsa bile kameraya alındığını mahsus niçin yapar? Kime meydan okur? Nasıl bir rahatlıktır? Başının belaya gireceğini bilmez mi? Alıp kamerayı kırmaya çalışsa anlarım. Fakat adam baya poz veriyor, oynuyor. Korona krizinden ekonomi sarsılmışken dikkati diğer yöne sürüklemek istediler desek, ne yöne? Tabi bir aklı evvel de “bu dış güçlerin oyunu” dedi. Hemen konu “dış güçler” olunca insan bir duraksıyor. Cilalı, söyleyen dost Rusya’nın yakındaki seçimleri manipüle etmeye çalıştığını ya da sınıra duvar ördüren Trump’a kaşı Meksika kartellerinin olayları körüklediğini falan dokundurma ediyordur. Fakat dış güçler deyince bizim aklımıza zaten ABD gelir. Daha açık konuşmak gerekirse genelde ABD değil muhakkak, orada politikaları belirleyen, ABD’nin vesayet kurumu Pentagon ve onun iş bitiricisi CIA kazanç. Dünyanın dağıtılmış yerlerinde darbeler, suikastlar, iç savaşlar, karışıklıklar çıkarmakta bilirkişi diye biliriz biz CIA’yı. Her Zaman da deşifre olmuştur bu ilişkiler. En sonuncusu bizim FETÖ’ye kucak açması, terörist başını hala Pensilvanya’da malikanede beslemesi değil midir? Öyle ise derhal durup dururken ne dış güçleri? Sizin dış güçler dediğiniz doğrusu iç güçleriniz olmasın? Senaryonun tamamını gördüğümü söyleyemem ama özellikle hackercı Anonymouscularla beraber bizim Gezi soytarılarının da gösterilerde yer aldığını duyduktan ve FETÖ’cü Enes Kanter’i de protestocuların en önünde gördükten daha sonra kendi kendime şunu sordum: “Mesele Floyd değil, sen daha anlamadın mı?” Yakında seçimler var ve vesayet Trump’ı istemiyor. Eh, Kenedy gibi kafasına sıkacak halleri de yok bu devirde. bu arada ABD’de polis, yerel yönetimlere, yani belediyelere bağlıdır. Minneapolis Belediye Başkanı 1981 doğumlu Jacob Lawrence Frey, Minnesota Demokratik Çiftlik Sahibi ve Köylü partisinin üyesidir. Yani Trump’tan dehşet eder. Siyahiler isyanlarında ardına kadar haklı olabilirler fakat mesele siyah-beyaz sorunu yok. Çünkü konu “bitik alamamaksa” ABD’nin bir dizi zencilerin boynunda ise bir dizi de Ortadoğu halklarının boynundadır. Ortadoğu’dan çekilip gitse de biz de bir “solgun alabilsek” Yani diyorum oysa; Minneapolis olayları önce iyiydi, ilk üç gün ben de destekledim fakat…”
@kalemciler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir