Fikirci Bey:TÜRKİYE’YE KARŞI ARAP-AVRUPA KOALİSYONU

10 metrelik kuyuya düşen iki köpeği itfaiye kurtardı
Haziran 18, 2020
Borussia Dortmund, evinde Mainz 05’e yenildi
Haziran 18, 2020

Fikirci Bey:TÜRKİYE’YE KARŞI ARAP-AVRUPA KOALİSYONU

Fikirci Bey:TÜRKİYE’YE KARŞI ARAP-AVRUPA KOALİSYONU TÜRKİYE’YE KARŞI ARAP-AVRUPA KOALİSYONU Türkiye Pençe-Kaplan operasyonuna bir hayalet gibi hazırlandı. Bilmesi gerekenler açık havada cümbür cemaat harekâtı başladıktan sonra öğrendi. Oysa bu dek geniş ayrıntılı bir harekatın hazırlanması için sadece istihbarat paylaşımı bile aylar alan bir çalışmadır. Bu Nedenle harekatın “etken” niteliği kaybolmadı. İşte 40 yıldır bize oynatılan “tavşan kaç, tazı tut” oyununun sırrı buydu. Düşmanımızın koordinatlarını tespit edecek araçlardan yoksunduk. Nereye harekât düzenleyeceğimizi müttefikimiz sandığımız NATO kaynaklarından öğreniyorduk. Yan daha bizim uçaklar hazırlanmadan “Yere izmarit bile atmayan, ormanda olur olmaz hacet gidermeyen, edepli ve çevreci” PKK elebaşları harekattan farkında oluyor, Cumhuriyet’e verdikleri röportajlarını bitirip, plastik sandalyelerini başka mekâna taşıyorlardı. Derhal her harekatın belli başlı damarı olan istihbarat aygıtlarımız yerli ve ulusal. Çünkü MİT yerli ve ulusal. “Bizim orada ne işimiz varcılar” bu kez fazla seslerini çıkaramıyorlar, çünkü bu, halkta doğrudan doğruya ihanet olarak algılanacak. Lakin merak etmeyin, onlar terörle mücadeleye balçık atmak için başka yollar bulacaklardır. Farkındaysanız uzunca bir süredir PKK ile savaşımızı büyük ölçüde sınırlarımız ötesinde veriyoruz. Çünkü içeride eşkıya kalmadı. Hepsi ABD’nin maaşa bağladığı PYD/YPG’ye katıldılar. DEAŞ gaziliğinin sarhoşluğu içindeler. Türkiye bundan böyle bölgede oyun kurucudur. Herkesi şaşırtıcı da Türkiye’nin daha önce yaptığı gibi “müttefiklerinin” kendisine verdiği tabldot politikalara peşin peşin yazılmaması, kendi politika yelpazesini kendisi alakart olarak düzenlemesidir. Yani AB/D’nin direktiflerine uymamasıdır. Hemen AB/D’yi asıl kaygılandıran Türkiye’nin Suriye’den sonradan Libya ve Doğu Akdeniz’deki hareketliliğidir. Uluslararası kurallara yerinde ilerleyen Türkiye’ye aracısız karşısında çıkamayacağını bilen Batı, Ortadoğu’daki maşalarını kullanmaya çalışmaktadır. Pençe-Kaplan operasyonuna da birincil tepki Arap Birliği Genel Sekreterliğinden geldi. (Siz bakmayın adının ihtişamına, Kahire’deki o koca binanın ırk arasındaki adı “fotokopi binasıdır”. Çünkü hiçbir yaptırım gücü olmayan bu kuruluşun tek marifeti kimsenin ciddiye almadığı kararlar alıp bunları fotokopi ile çoğaltmaktan ibarettir der bölgede devir yapmış arkadaşlarım.) Arap Birliği Genel Sekreterliği, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta yürüttüğü askeri operasyonunun ‘Irak’ın egemenliğini ihlal ettiğini’ ve ‘uluslararası hukuk normlarına aykırı olduğunu’ öne sürdü. Şu Anda “Irak’ın egemenliğini ihlal etmek” deyince insanı bir gülme alıyor. ABD’nin 1991’deki 1. Körfez Savaşından beri acaba Irak’a müdahale etmeyen kaldı mı ancak? 2003’de ABD doğrudan Irak Devletini yıkıp Devlet Başkanını katlederken Arap Birliği neyin etrafında birleşmişti acaba? Söylediğim gibi, Pençe-Kaplan AB/D’nin Türkiye ile ilgili kaygılarının başında gelmemektedir. Ana kaygılandıkları Türkiye’nin Suriye’den sonradan Libya ve Doğu Akdeniz’deki hareketliliğidir. Avrupa, Türkiye’nin Suriye ve Libya’ya müdahalesini durdurmak için bir Arap-Avrupa koalisyonu peşindedir. İtalya ve Fransa gibi ülkeler Türkiye’ye aleyhinde koalisyona Arap meşruluğu verecek olan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Darı’ın katılımını sağlamaya çalışmaktadırlar. Geçen ay Fransa, Yunanistan, Kıbrıs, BAE ile Mısır Dışişleri Bakanları yaptığı açıklamalarda Kıbrıs Cumhuriyeti’nin münhasır ekonomik bölgesinde (MEB) ve bölgesel sularındaki Türk hareketliliğine ilişkin “korkularını” dile getirdiler. Bunu Birleşmiş Milletler Deniz Yasası Anlaşmasının yani uluslararası bir yasanın açık bir ihlali olarak görüyorlar. Evet bu nedenle bu 5 ülke Türkiye’ye karşısında bir şer ekseni oluşturmaya çalışıyorlar. ABD onları toparlayıp aralıksız bir koordinasyona hatta bir cepheye dönüştürecektir. Yani dostlar, Ortadoğu’yu batağa çevirenler, o kadar kalması için ellerinden geleni yapmaya devam edecekler. Sadece Türkiye bu bataklıkta bir iftihar timsali olarak yeniden yerini alıyor. Dürüst yaptıkça lokal müttefikleri de artacaktır. 
İnşAllah..

@kalemciler  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir