Gaziantepli Zübeyde, biyonik koluyla hayata tutundu

MSB: Komandolar Haftanin’de
Haziran 16, 2020
Kırıkkale’de asker uğurlaması: 14 ev karantinada
Haziran 17, 2020

Gaziantepli Zübeyde, biyonik koluyla hayata tutundu

Gaziantepli Zübeyde, biyonik koluyla hayata tutundu Nizip ilçesinde 4 çocuklu bir ailenin en büyüğü olarak dünyaya gelen Zübeyde Nisa Karabacak’ın hayatındaki travmalar zincirinin ilk halkası daha çocuk yaşlarda 2’nci kattan zemindeki demirlerin üzerine düşmesi oldu. Kazayı mucize eseri büyük bir bere almadan atlatan Karabacak, 17 yaşında en ileri seviyeye ulaşan paratiroid kanseri teşhisiyle hayatının 2’nci travmasını yaşadı. Gaziantepli Zübeyde, biyonik koluyla hayata tutundu Kanser tedavisi olurken zaman zaman üniversite eğitimine duraklamak zorunda kalan Karabacak, 3 sene daha sonra da yürek kapakçığında oluşan sorun sebebiyle yürek krizi geçirip ameliyat masasına yattı. Hayatındaki yaşadığı zorluklarla mücadele eden genç kız, 21 Mart 2016’da Nizip ilçesinden Gaziantep’e gelirken bindiği minibüsün kaza yapması sonucu ağır yaralandı ve sağ kolunu dirsekten itibaren kaybetti. Çoğu insan için “katlanılmaz” diye nitelendirilen travmalara rağmen hayata her geçen gün daha sıkı bağlanan Nisa Karabacak, yaklaşık 3 sene önce kendi tabiriyle “Yaşam acilen başlıyor.” diye nitelendiği dönemde biyonik koluyla tanıştı. Artık hayatının bir parçası haline gelen koluna “Revo” ismini veren Karabacak, ilk başlarda yalnızca ev işlerini yapabildi. Aradan geçen 3 yılda azmiyle çevresine misal olan Karabacak koluyla derhal her işini yapabilir ülkü geldi. Kendi ojesini bile kimseden yardım almadan yapabilen Karabacak, bundan böyle keman ve def de çalıyor, resim yapıyor. Proteziyle buluştuğu geceyi “Hayatımda uyuduğum en huzurlu geceydi.” diye nitelendiren Karabacak, protez kolu “Revo”yu “O benim yol arkadaşım.” diye tanımlıyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesine bağlı müzelerde rehberlik yapan Zübeyde Nisa Karabacak, uzun kanser tedavisi döneminin de fazla engebeli geçtiğini fakat hayatının dönüştüğü dönemin yaşadığı trafik kazası olduğunu dile getirdi. Kazadan sonradan “Yaşayacak daha çok güzel günüm var.” demeye başladığını ve bu bilinçle kalan hayatını değerlendirmeye karar verdiğini aktaran Karabacak, şöyle devam etti: “Kazadan önce keman çalmaya merak salmıştım, aşırmak istiyordum. Kazadan daha sonra da bu serüvenin artık bittiğini düşündüm. Hatta her yerde çalabileceğimi geri düşünmedim bile. Ama biyonik kolla önceden yapabildiklerimi her yerde yaptığım, hatta bazı konulardan eskisinden daha iyi yapabildiğimi düşündüğüm şeyler oldu. Bu yüzden kemanı niçin çalmayayım dedim. Dünyada çok eksik sayıda bile olsa protezle keman çalabilen insan var çünkü. Ben de yapabilirim deyip kemanı her tarafta elime aldım. Şu an protezle azıcık açılar konusunda zorlanıyorum ama buna uyumlu yeni bir yerine geçen kimse yapabilmek için çalışmalara da başladık. Kısa zamanda yeni protezim geldiğinde çok daha iyi olabileceğim.” Def de çalmaya başlayan ve gününün büyük bölümünü evindeki atölyesinde fotoğraf yaparak geçiren Karabacak, kazadan önce fotoğraf yapma konusunda girişiminin de olmadığını sözlerine ekledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir