Gürcistan’dan çay işçisi gelmeyince para yurtta kaldı

Trablus’un tümünde kontrol sağlandı
Haziran 4, 2020
Sultangazi’de minibüs kadına çarptı, 20 metre sürükledi
Haziran 4, 2020

Gürcistan’dan çay işçisi gelmeyince para yurtta kaldı

Gürcistan'dan çay işçisi gelmeyince para yurtta kaldı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde senelerdir Gürcistan’dan gelen akarsu işçileri kadar toplanan yaş nehir, bu yıl koronavirüs salgını tedbirleri zarfında hudut kapılarının kapatılması sonucu yöre insanı tarafından imece usulü ile toplanmaya başladı. Gürcistan’dan her yaş akarsu hasat döneminde Doğu Karadeniz’e gelen 40 bine yakın Gürcü akarsu işçisi, bu yıl gelemedi. Bunun üzerine alan dışındaki değişik şehirlerde yaşayan yöre insanı gerekli izinlerini alarak 20 Mayıs’tan itibaren bölgeye geldi ve belirlenen karantina süreci ardından kendi çayını toplamaya başladı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Akarsu Üreticileri Dayanışma Derneği (ÇAYÜDAD) Başkanı Mustafa Mavi, pandemi süreci sebebiyle alınan tedbirler kapsamında hudut kapısının kapanmasıyla nehir üretiminde Gürcüler çalışamayınca keza çayın kalitesinin arttığını keza de Gürcüler’e ödenen 100 milyon doların üzerindeki bir paranın bu sene Türkiye’de kaldığını söyledi. Dere üreticilerinin “Gürcüler gelemeyecek” düşüncesiyle sıkıntılı başladığı sezonun korkulan gibi olmadığını, Gürcülerin gelemeyişiyle doğan boşluğu imecenin doldurduğunu ifade eden Mavi, “Sezona üzüntülü başlandı. ‘Gürcüler gelemeyecek ne olacak?’ diye düşünülüyordu. Biz bir kampanya başlatarak ‘Cümbür Cemaat kendi çayını kendisi toplasın’ dedik. İl dışarıya olan Rizeliler’in de gelmesi için bir mücadele sarf ettik ve onlar da dere bahçesinin başına geldi. 19 Mayıs’tan sonradan herkes kendi çayını toplamaya başladı. Bugün itibarıyla sahil kesim, manâlı bir kesim 1. sürgün çayını bitirdi. Hem dere toplama işinde ayrıca de özel sektörde akarsu doldurma işinde çalışan Gürcüler gelemedi. Onların gelemeyişi ile doğan ihtiyacı bölgemizden ve il dışından gelen vatandaşlarımız ile karşılıyoruz. Bana fazla sayıda telefon geldi, bilhassa Antalya ve Adana bölgesinden. Biz bu sektörde çalışmak istiyoruz dediler. Çoğunlukla üniversite öğrencileri elde etmek üzere bizi aradılar ve şuan da çay sektöründe doldurma işinde çalışıyorlar.” dedi. Gürcistan uyruklu vatandaşların gelemeyişi nedeniyle dere üreticilerinin kendi tarım arazilerine daha pozitif sahip çıktığını ve bunun ayrıca hesaplı keza de çayın kalitesi açısından Türkiye için olumlu gelişmelere sahne olduğunu dile getiren Mavi, “İki tane kazan-kazan oldu. Gürcülerin gelmemesi ile birincisi akarsu kalitemiz düzeldi. Ayrıca ÇAYKUR keza de özel sektör fazla kaliteli dere yaprağı almaya başladı. İkincisi Gürcülere ciddi paralar ödeniyordu. Bu dere sezonunda 100 milyon doları aşan meblağlar. Bu para yurt dışına çıkıyordu, hiç geri dönmemek şartıyla. Pandemiden dolayı kapılar kapanınca otomatikman ülke içinde arayışa girdik ve sorunları çözmeye başladık. Fazla da iyi gidiyor şimdi. Akdeniz Bölgesi’nden çok sayıda vatandaşımız geldi, biz de onlara arabulucu olduk. hemen hiçbir aksilik olmadan işlem devam ediyor. İnşallah gümrük kapısı hiç açılmaz, bu şekilde devam eder, para burada kalır, ayrıca çayımızın kalitesi artar keza de işsizlerimiz azalır.” biçiminde konuştu. Türk gençlerinin dere birleştirme sezonunda başarılı iş çıkardığının altını çizen Mavi “Kendi çocuklarımız, kendi gençlerimiz de çay toplamada fazla başarılı oldular, gerçekte herkesi şaşırttılar. Yaşlısı genci tam 20, 25, 30 sene önceki havaya döndük. Herkes kendi çayını topluyor, birbirine takviye, imece ediyor. Çay kalitesi de gerçekten arttı. ÇAYKUR’un ve özel sektörün aldığı çay kalitesini gözlemlediğimde çay kalitesi gerçekte arttı. Böyle devam ederse Rize için ve dere için çok hoş günler bizi bekliyor.” diye konuştu. Dere üreticisi Ali Uzun ise Gürcistan uyruklu nehir işçilerini çalıştırdıklarında kalitesiz akarsu toplandığını gördüklerini dile getirerek “Biz kendi çayımızı topluyoruz. İşçi hiç almıyoruz, çayımızı ÇAYKUR’a veriyoruz, özel sektöre de nadiren veriyoruz. Biz çay işinden memnunuz fiyattan memnunuz şükredelim sabredelim. Gürcüler gelmezse çayın kalitesi artar çünkü Gürcüler fazla kirli çay topluyor. Elimizden gelse Gürcüleri çaylığa sokmayız. Ben bir yıl çağırdım fazla kirli nehir topladılar. Şu Anda akarsu bahçesine giremediklerinden çayın şu an kaliteli olması çok alışılagelmiş.” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir