Mardinli gencin CERN’e uzanan başarısı

Tatilciler Bodrum’a akın etti
Haziran 1, 2020
ABD’deki gösteri sırasında para veriliyor iddiası
Haziran 1, 2020

Mardinli gencin CERN’e uzanan başarısı

Mardinli gencin CERN'e uzanan başarısı Mardin’in Artuklu ilçesine ast Eskikale köyünde oturan, küçüklüğünden beri bilime ve teknolojiye ilgisi olan Markus Acar, ailesi sıcacık gelirli olduğu için köyden öğrenim gördüğü fen lisesine yürüyerek gitmek zorunda kalıyordu. Okuldan arta kalan zamanlarında tarlada çalışıp ailesine asistan olan Acar, Çin’den 2 ve Şili’den 3 öğrenci arkadaşıyla CERN’in 12 Eylül 2019’da lise öğrencileri arasında düzenlediği ve bambaşka ülkelerden 500 projenin katıldığı ‘CERN Beamline’ yarışmasında finale kalarak, büyük bir başarıya imza attı. Ailesinin fiziksel durumu bir bilgisayar almaya yetmediği için 2 sene önce arkadaşından aldığı ödünç bilgisayar ile Ulusal Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Bilim Kampı Proje Yarışması’nda Türkiye üçüncüsü olan Acar, “Şartlar ne olursa olsun fırsat ve imkan buldukça arasında sosyal projelerin de olduğu birçok bilim ve teknoloji tabanlı projelere katılmaya çalıştım. Hepsinden derece aldım. Bilgisayarım olmadan lise 2’nci sınıfı okurken, akıllı şehir halkı planlaması üzerine bir arkadaşım ile geliştirdiğimiz proje ile Türkiye üçüncülüğüne değerinde görüldük. İlk kez o zaman bilgisayar sahibi oldum. Sonraki katıldığım projelere ise Mardin Valiliği göre bana hediye edilen bilgisayar ile devam ettim. Ülkem ve dünya için kaliteli insan kaynağına dahil olabilmem için eğitimim ve kariyerim her tarafında elimden geleni yapacağım.” dedi. Mardinli gencin CERN’e uzanan başarısı- Finalde birinci olacaklarının inandığını aktaran Acar, “Hazırladığımız e-algılayıcı projesi ile ilk 20’ye kaldık. Finallerde de birinci olacağımıza inanıyorum. Geçen yıl da bu yarışmaya katılmıştım ama başarılı olamamıştık. Bu sene Türkiye adına şampiyon ilk ekip olarak CERN’e gitmek istiyorum. Takımımız SIMES Science Academy olarak 6 öğrenci ve bir koçtan oluşmaktadır. Fiilen böyle milletlerarası bir takımı kurmanın birincil adımlarını Çin’den arkadaşım Jimmy ile sosyal ağ üzerinden tanıştıktan sonra yaptık. Sonrasında Şili’den Manu arkadaşımızın başarılı ekibi ile birleşerek takımı tamamladık. Projemiz özet olarak düşük maliyetli olan etkin transistör tasarımına dayalı Grafen katmanları kullanarak CERN ve DESY gibi parçacık fiziği merkezlerinde kullanılabilecek bir e-sensor oluşturmak ile ilgili bir proje. Finalde birinci olmamız halinde İsviçre’deki CERN tadilatta olduğu için Almanya’da bulunan CERN’e yan DESY LAB’da deneyi yapmak için eylül ayı gibi gideceğiz.” diye konuştu. Hazırladıkları dedektörün lüzum boyut, lüzum maliyet açısından CERN’de şu lahza kullanılan dedektörlerden fazla daha avantajlı olduğuna dikkat çeken Acar, “Evrenin baştan oluşumunu, Big Bang’ı yeniden can vermek için on binlerce dolar değer ve metrelerce büyüklükteki parçacık çarpıştırıcı dedektörler yerine bizim önerimiz takriben 100 dolar bedel bir dedektörle bunu yapabileceğimiz. Bilgisayar ortamında hazırladığımız ve birincil denemelerimizde başarı sağladığımız projemiz doğruca evrenin oluşumundaki sırları aydınlatmaya yardımcı olacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Süryanice, Arapça, Kürtçe ve İngilizceyi iyi derecede haberdar olan, son dönemde de Almanca ve Çinceyi öğrenen, bağlama çalan, resim yapan ve tenis oynayan Acar, başarısını düzenli ve belirlediği bir hedefinin olmasına bağlıyor. Son zamanlarda uzay sektöründe ses getirecek bir çalışma yaptığını anlatan Acar, şunları kaydetti: “Evrenify isimli girişimimiz ile ilgilenmekteyim. Evrenify, Avrasya’daki en kuvvetli ve fonksiyonel roketleri tasarlamak ve yapı etmek hedefiyle yola meydana çıkan bir grup girişimcidir. İlk hedefimiz alçak dünya etki alanında sürdürülebilir çalışmalar yürütebilen roket programını tamamlamaktır. Bu hedeflere ‘Milli teknoloji hamlesi’ sloganına yardım vererek çıkan Evrenify, uzay teknolojileri alanında maksimum yetkinlikte, enerjik bir mühendis ekibi oluşturmayı da hedefliyor.”
Markus Acar’ın babası Acar Acar (44) oğlu ile gurur duyduğunu belirtirken, anne Roza Acar da kendisi hiç okula gidemediği için oğlunun eğitimine fazla yük verdiğini kaydetti. Anne Acar şöyle konuştu: “Güç koşullar aşağıda yaşıyoruz. Köyde kalmamıza rağmen oğlum fen lisesini kazanınca ona yakın edinmek için Mardin merkeze emrindeki bir köye yerleştik. Köye servis gelmediği için oğlum her sabahtan okula gitmek için 15 dakika yürümek zorunda kalıyordu. Her okula gidip geldiğinde yüreğim ağzımda kalıyordu, ama fazla şükür bu yıl okulu bitiriyor. Kendisi ile gurur duyuyorum. Başarısı ile de Mardin’in de Türkiye’nin de gururu oldu.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir