Mursi’nin vefatının üzerinden bir yıl geçti

Miesha Tate, bebeğini evde doğurdu
Haziran 17, 2020
İmamoğlu’nun taksi açıklamasının ardından tepkiler büyüdü
Haziran 17, 2020

Mursi’nin vefatının üzerinden bir yıl geçti

Mursi'nin vefatının üzerinden bir yıl geçti Mısır’da demokratik yollarla seçilen “ilklerin” Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, darbeyle görevinden uzaklaştırıldı. Mursi’nin, hakkında bahşedilen idam kararından tam 4 yıl bir gün sonradan 17 Haziran 2019’da mahke salonundaki vefatına ilişkin ilk haberi, Mısır devlet televizyonu akşam saatlerinde duyurdu. Haberde, “67 yaşındaki Mursi’nin casusluk suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşmasında önce bayıldığı ve sonradan da yaşamını yitirdiği” açıklandı. Mursi’nin duruşma salonundaki vefatının üzerinden bir yıl geçti FOTO GALERİ Başsavcı Nebil Sadık, Mursi’nin duruşmada söylev yaptıktan daha sonra aniden yere düştüğünü, sağlık raporuna göre vücudunda herhangi bir bere olmadığını söyledi. Haberin duyulmasının gerisinde birincil tepki, Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın siyasi kanadı Özgürlük ve Hak Partisi’nden geldi. Partiden yapılan yazılmış açıklamada, Mısırlı yetkililerin, Mursi’yi “bile bile yavaşça öldürdükleri” cümlesinin altı çizildi. Darı’ın seçilmiş birincil Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi Açıklamada, “Onu 5 yılı aşan tutukluluk hali her tarafında tek kişilik hücrede tuttular, ilaçlarını almasını engellediler, fena beslenmesine yol açtılar. Doktorlarıyla, avukatlarıyla ve hatta ailesiyle irtibat kurmasını engellediler. Onu en kolay insan haklarından yoksun bıraktılar.” ifadeleri yer aldı. Parti, Mursi’yi sevenleri “bulundukları ülkelerdeki Mısır elçiliklerinin önünde gösteriler düzenlemeye” ağırlama ederken, Milletlerarası Affetme Örgütü de “Mursi’nin ölümünün araştırılması için egemen bir inceleme başlatılması” çağrısında bulundu. Mısır İçişleri Bakanlığı ise ülkede “teyakkuz” ilan etti. Mursi’nin bulunduğu cezaevindeki şartlar son derece uygunsuzdu ve tek kişilik hücrede tutuluyordu. Bu durum, insan hakları savunucuları göre defalarca dile getirildi. Hem İngiltere Parlamentosu kadar Mısır ile ilgili oluşturulan egemen araştırma komisyonu, Mursi’nin tutulduğu cezaevindeki şartlar hakkında bir rapor hazırladı. Söz konusu komisyonun başkanı Crispin Blunt kadar Mart 2018’de sunulan raporda, “23 saat hücrede tek başına tutulan Mursi, zulüm sayılabilecek derecede kötü, insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye maruz kalıyor. Hakkı olan tıbbi tedavinin kendisine sağlanmaması Mursi’nin erken ölümüne niçin olabilir.” cümleleri yer aldı. Mursi’nin en minik oğlu Abdullah Mursi, Ekim 2018’de yaptığı açıklamada, hipertansiyon sorunu olan diyabet hastası babasının tedavisine müsade verilmediğini ve hücrede tutulduğunu söylemişti. Abdullah Mursi, Amerikan Washington Post gazetesinde yayınlanan bir yazısında, Mısırlı yetkililerin “bunu mahsus yaptığını ve babasının olası olan en kısa sürede doğal yollardan ölümünü istediklerini” ifade etmişti. Mursi’nin ailesiyle görüşmesine de fazla uzun aralıklarla izin veriliyordu. Vefatından önceki son mülâkat, Ekim 2018’de gerçekleşti. O görüşmede de sadece kızı ve eşini görmesine izin verildi. Oğulları ve torunlarını ise göremedi. Konuyla ilgili BBC’ye konuşan Darı merkezli Arap İnsan Hakları Malumat Merkezi Başkanı Cemal Iyd, hükümlü ziyaretinin hukuki bir yargı olduğunu, oysa Mursi ailesinin ziyaret için mahkemeye müracaat etmek ve mahkemeden izin elde etmek durumunda olduğunu hatırlatmıştı. Adamakıllı Kahire yönetiminin kontrolü altındaki Mısır devlete ait ve özel medyası, Mursi’nin ölümünü görmezden geldi. Mısır’da en çok satan devlet gazetesi Ahram, 18 Haziran’daki matbu sayısında Mursi’nin ölümünü dördüncü sayfadan duyurdu. Haberin başlığı “Muhammed Mursi öldü” şeklindeydi. “Eski Cumhurbaşkanı ya da devrik Cumhurbaşkanı” gibi hiçbir ifadenin haberde yer almaması dikkati çekti. Yönetim, bütün medya kuruluşlarına Mursi’nin ölümü ile ilgili yazılacak ve okunacak metni yolladı. Bu bağlamada Kahire merkezli haber kanalı Extra News muhabiri Neha Derviş’in, 42 kelimeden oluşan metni okuduktan sonra “Bu mesaj Samsung cihazından gönderildi.” cümlesini de okuması sosyal medyada ve kamuoyunda alay konusu oldu. Mısırlı insan hakları savunucularından Heysem Ebu Halil, “Bu mesaj Samsung cihazından gönderildi” etiketiyle yaptığı paylaşımda, “Bu, spikerin hatası değil rejimin skandalıdır.” dedi. Uluslararası arenada en büyük tepki, Türkiye’den geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mursi için “Emrihak vaki olmak suretiyle şehit oldu.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mursi’nin ölümünün derhal arkasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Maalesef olay mahkeme salonunda akım etmiş. Ben başta Mursi kardeşimize, şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum.” diye konuştu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Mursi için “Ümmet tepede olan duruşunu unutmayacak!” ifadelerini kullandı. Darı Dışişleri Bakanlığı Sözüsü Ahmed Hafız, 19 Haziran’da yaptığı açıklamada, isim vermeden Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdi. 20 Haziran’da ise Dışişleri Bakanı Samih Şükri tarafından, bir yazılı yorumlama daha yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adının açıktan belirtildiği bu ikinci açıklamada, eleştirinin dozu daha da artırıldı. Mursi’nin defin işlemleri, vefat ettiği günün hemencecik ertesi sabahı saat 05.00’te alelacele yapıldı. Defin törenine, avukat Abdulmunim Abdulmaksut ile Mursi’nin eşi, çocukları ve iki kardeşi katıldı. Üstünde bıçak bulundurmak gibi uydurmaca bir itham ile hapse atılan Mursi’nin ortanca oğlu Usame de cezaevinden çıkarılarak cenaze merasimine getirildi. Mursi hakkında 16 Haziran 2015’te idam kararı verilmiş, ancak daha sonra bu hüküm üstteki mahkeme tarafından bozulmuştu. Mısır’ın demokratik yollarla seçilen “ilklerin” Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, bu karardan tam 4 sene bir gün sonra 17 Haziran 2019’da duruşma salonunda vefat etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir