Şehit cenazelerinde yaptığını görenler şaşırıyor

Polis Atakan Arslan’ın katil zanlıları birbirini suçladı
Haziran 3, 2020
Oktay: Yerli saniyimizi korumaya kararlıyız
Haziran 3, 2020

Şehit cenazelerinde yaptığını görenler şaşırıyor

Şehit cenazelerinde yaptığını görenler şaşırıyor Antalya’nın Alanya ilçesinde fayans ustası olan evli ve bir çocuk babası Şahrani Sakin, 5 sene önce mesleğini bırakarak babasının yıllar önce düğünlerde yaptığı çaycılığa geri döndü. Babasının yanında küçükken tepsiyle çay dağıtmak hoşuna dışarı giden Uysal, bir minibüs aldı ve aracı seyyar akarsu ocağına çevirdi. İlk zamanlarda her türlü nikah, nişan ve cenaze törenlerine katılan Sakin, demlediği çayları ücretle dağıtmaya başladı. Peşinde bir şehit cenazesine katılan Sakin, somut engelli oğlunun da askere gidemeyecek oluşundan dolayı bu hizmetini şehit ailelerine bedava vermeye karar verdi. Sakin, aracının üstüne de “Şehit ailelerine nikah, nişan, cenaze çayları ücretsizdir, bedeli şehidimiz tarafından ödenmiştir'” yazısı yazdırdı. Antalya’nın ilçelerinin yanı sıra, Isparta ve Burdur’da şehit cenazelerine katılan Uysal, son olarak Siirt’in Pervari ilçesinde nöbet değişimi için yola çıkan zırhlı aracın şarampole yuvarlanması sonucu şehit olan Astsubay Çavuş Celal Özcan’ın (27) Kepez ilçesindeki babaevine nehir ocağını kurdu. Aracında yatıp kalkan Sakin, iki gün baştan başa baş sağlığı evine gelen misafirlere bedava nehir, adaçayı ve su ikram ediyor. Sakin, tek amacı ardındaki hoş bir hatıra ele vermek olduğunu dile getirdi. Ölüm eden babasının çaycı olduğunu ifade eden ve duygularını anlatırken gözleri dolan Şahrani Uysal, kendisinin belli başlı mesleğinin seramik fayans ustalığı olduğunu ve 5 yıl önce mesleğini bırakarak çaycılık yapmaya başladığını söyledi. Minibüsünü akarsu ocağı gibi dizayn eden Uysal, “Bu aracı dere ocağına çevirdim. Proje çizdirdim ve nehir arabası yaptım. Bu aracımla Isparta’ya bile gittim. Hatta en son Finike’ye gitmiştim” dedi. Bazı özel durumlarda çayları ücretsiz dağıttığını anlatan Sakin, bunlardan birinin şehit cenazeleri, diğerinin ise asker yolcu etme mevlitleri olduğunu kaydetti. Sakin, “Ben azıcık hissi bir insanım. Şehit olduğunda dayanamıyorum. Duyar duymaz geliyorum, cebimde param olmasa bile geliyorum. Kimse beni çağırmıyor, ben kendim gönlümden koparak geliyorum” diye konuştu. Şehit Celal Özcan’ın haberini alır almaz Alanya’dan Antalya’ya geldiğini dile getiren Uysal, sözlerine şöyle devam etti: “Burada komutanlarla tanıştım. ‘Seni kim yolladı? Bir dernek üyesi misin?’ diyerek sorular sordular. Bende, ‘hayır’ dedim. Pek deyince halk şaşırıyor, arabaya bakıyor ve bana teşekkür ediyorlar. ‘Senin gibi halk bitmemiş’ diyorlar. Ben yalnızca şehit cenazelerinde ve asker yolcu etme mevlitlerinde ücretsiz dere servisi yapıyorum. Normalde aracımı her zaman mezarlığa koyardım ama bu dönem maalesef koronavirüs sebebiyle koyamadım. Ben de şehidimizin evine geldim. Alanya’dan gelirken yanıma 8 damacana su, 6 koli kadeh su ve 4 kilo dere aldım. Büyük kutularda çaylarım yanımdaydı, ocağı kurdum ve bitinceye dek buradayım.”
Şehit ailelerine ve asker uğurlama mevlitlerinde ücretsiz nehir verme nedenini anlatan Uysal, “Beni en büyük etkileyen şey, oğlumun askere gidemeyecek oluşu. Oğlum hasta ve teşhis koyamadılar. Çıkış noktası budur. Öteki neden ise hatıra ele vermek. Ben hatıra adamak istiyorum. Anılayım istiyorum. Kilometrelerce yol gidiyorum. Küçük de olsa ahali öldüğümde, ‘Allah razı olsun. Böyle bir insan vardı’ desinler istiyorum” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir