Sinayürle anne ve babasını öldüren katilin raporu

Elazığ’da maske uyarısı yapan minibüsçü bıçaklandı
Haziran 4, 2020
MSÜ sınavına giriş belgeleri erişime açıldı
Haziran 4, 2020

Sinayürle anne ve babasını öldüren katilin raporu

Sinayürle anne ve babasını öldüren katilin raporu Kalkan ailesinin İzmir’in Bayraklı ilçesi Soğukkuyu Mahallesi’ndeki evinde geçen yıl 14 Mayıs’ta meydana gelen olayda, Dokuz Eylül Üniversitesi Kimya Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Mahmut Can Kalkan, potasyum siyanür ile hazırladığı şerbeti, annesi Fatma ile babası Mehmet Kalkan’a içirdi. Kalkan çifti, şerbeti içtikten sonradan fenalaştı. Kalkan, sonra şerbetten kardeşi Dikte Can’a (16) içirmek istedi. Fakat, anne ve babasının rahatsızlandığını gören Emir Can, tepki gösterdi. Devrilen bardaktaki akıcı çocuğun üzerine döküldü. Sıvıdan Mahmut Can Kalkan ve Dikte Can ile ufak kardeşleri Mehmet Taha etkilendi. Hastaneye kaldırılan anne ve baba hayatlarını kaybederken, oğulları tedavilerinin gerisinde taburcu edildi. Mahmut Can Kalkan, Asayiş Şube Müdürlüğü Ceza Ofis Amirliği’nde verdiği ifadesinde, “Üniversiteye başladığım dönemlerde kız arkadaşımdan ayrılmıştım. Arkasında, üniversitenin laboratuvarında, yatay çizgi şeklinde kırmızı gözleri olan ve siyah pelerin takan, süper kahraman gibi birisiyle tanıştım. Ancak bu kişiyi sadece ben görebiliyordum, o da yalnız olduğumda. Bana, topluluk içinde olmayı sevmediğini ve yalnızca kendisi varken laboratuvara geldiğini söylüyordu. Son olarak, bana siyanürlü bir şerbet hazırlamamı ve aileme içirmemi söyledi.” dedi. Adliyeye sevk edilen Kalkan, ‘Üst soydan akrabayı kasıtlı olarak kimyasal silahla kasıtlı olarak öldürmek’ suçundan tutuklandı. Kalkan, cezaevinde 1 gün kaldıktan sonradan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi. 50 gün burada kalan Kalkan, her tarafta cezaevine götürüldü. İzmir 11. Ağır Canice Mahkemesi’nin daha önce görülen celselerde Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden istenen raporda Kalkan’a ‘psikotik bozukluk’ teşhisi konuldu. Raporda Kalkan’ın, ‘üstsoydan akrabayı kasıtlı olarak kimyasal tabanca ile kasıtlı olarak adam öldürmek’ ve ‘kardeşi kasıtlı olarak kimyasal silah ile kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarına aleyhinde hafıza hastalığı sebebiyle işlediği fiilin hukuki amaç ve sonuçlarını iyice algılayamayacağının da altı çizildi. Duruşmanın son celsesinde duruşma heyeti, Kalkan’ın cezai ehliyetinin olmadığını belirten raporun ayrıntı içermemesi sebebiyle İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan rapor talep etti. İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi, mahkemenin istediği raporu, 11. Ağır Canice Mahkemesi’ne gönderdi. Raporda, gözlem sürecindeki Kalkan’da tavır bozukluğuna rastlanmadığına yer verildi. Mahkemeye gönderilen raporda şu ifadelere yer verildi: “Kalkan’ın bir dönem internet ortamında satmak yaparak fazla para kazandığını, o dönem babasıyla arasının iyi olduğunu, sonra yüklü miktarda para kaybettiğini, babasıyla arasının bozulduğunu, kimsenin göremediği bir arkadaşı olduğunu, onunla ailesini uyutup kaçacaklarını, ailesini uyuşturmak maksadıyla bu içecekleri hazırladığını ve içirdiğini söylediği, kişinin kendisini hasta gösterme çabasının belirgin olduğu, bu haliyle simülatif bir konuşma sergilediği gözlenmiştir. Yoğun kavgacı ve sadistik iç dünya ve iç dünya ile dış dünya sınırlarını ayrıştırmada güçlük, kişinin dış dünyaya sosyal uyumunu zorlaştırmaktadır. Renklerden etkilenme laf konusudur. Yoğun yok edici agresyon ve bunu denetim etmede yetersizlik görülmektedir. Yanıt içeriklerine bakıldığında aynı temaların ara sıra baştan edildiği, yok edici dürtüler karşı entelektüel bir süreklilik ile dürtüden uzaklaşmaya çalışıldığı, kişinin içinde bulunduğu adaleli bezginlik, korku, güvensizlik ve yıkıcı dürtülerle narsistik savunmalarla baş etmeye çalıştığı dikkati çekmektedir.” Adli Tıp Kurumu raporunda Kalkan’da düşünce hastalığı ve fikir zayıflığına rastlanılmadığının altı çizilirken, “Mahmut Can Kalkan’ın 5-13 Mart 2020 tarihlerindeki muayenesi, müşahadesi, tetkikleri ve adli dosyanın incelenmesi neticesinde ‘kendisinde canice sorumluluğunu etkileyecek ya da ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ya da zihin zayıflığı tespit edilmemiştir. Dava dosyasının tetkikinden de suç tarihinde suçunu takip eden günlerde de herhangi bir zeka olarak ariza içinde olduğuna delalet edecek tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmamıştır. Kalkan’ın 14 Mayıs 2019’da ‘üst soydan akrabayı kasten kimyasal silahla kasten öldürmek’ (2 defa), ‘kardeşi kasten kimyasal silah ile bile bile öldürmeye teşebbüs’ suçuna aleyhinde cinayet sorumluluğu tamdır.” ifadelerine yer verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir