Yunanistan’daki Türk-İslam eserlerinin durumu

Polonya’da 750 milyon dolar değerinde kokain yakalandı
Haziran 10, 2020
Sivas’ta mantar toplarken ayı ve yavrularıyla karşılaştı
Haziran 10, 2020

Yunanistan’daki Türk-İslam eserlerinin durumu

Yunanistan'daki Türk-İslam eserlerinin durumu Türkiye’de Ayasofya’nın ibadete açılması tartışmaları sürerken, akıllara Osmanlı döneminde Balkanlar’da yapılan Türk-İslam eserlerinin ne durumda olduğu sorusu geliyor. Bilhassa Yunanistan’daki Osmanlı dönemi eserlerinin yıllardır amacı dışında kullanıldığı biliniyor. Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanmasını takip eden yıllarda, birçok Türk-İslam eseri askeri cezaevi, sinema ve sergi salonu, konaklama yeri, vilayet binası ya da ambar olarak kullanılmaya başlanırken, ülkenin dört bir yanına onlarca cami ibadete kapatıldı, bazıları ise kiliseye dönüştürüldü. Osmanlı döneminde inşa edilen bir takım eserler restore edilerek üzerine “Bizans” damgası vurulurken, kendi kaderlerine terk edilen çoğu eser de geçen zaman içinde harabeye döndü. Başkent Atina’daki Osmanlı dönemine ait eserlerden 1458’de Fatih Sultan Mehmet göre yaptırıldığı kabul edilen Fethiye Camisi sergi salonu olarak kullanılırken, yılın büyük bölümünde kapalı tutulan tarihi Cizderiye Camisi ise seramik müzesi olarak etkinlik gösteriyor. Kayıtlar ve salnamelerde açıklanmış Atina’daki Türk-İslam eserlerinden Yeni Cami, Kubbeli Cami, İç Kale Camisi, Mehmet Voyvoda Muallimesi, Hüseyin Efendi Tekkesi ve Hacı Ali Hamamı gibi yapıların ise bugün izine zeka rastlanmıyor. Yunanistan’ın ikinci büyük şehri Selanik’te yüzyıl öncesine kadar yüzlerle açıklama edilen camilerden bugün çok azı ayakta kalmayı başarsa da onlar da ibadete kapalı tutuluyor. İbadete açık camisi bulunmayan Selanik’te, 1467’de yapı edilen ve şehrin en eski camisi olan Hamza Bey Camisi, uzun yıllar sinema salonu olarak kullanılırken, son yıllarda müzeye transformasyon çalışmaları nedeniyle kapalı durumda. Selanik’te 1484’te yapı edilen ve bugüne dek ayakta kalmayı başarabilen Osmanlı eserlerinden Alaca İmaret Camisi ise müze olarak hizmet veriyor. 1904’te yaptırılan Yeni Cami, Selanik’in Yunan idaresine geçmesinin gerisinde minaresi yıkılarak ibadete kapatılırken, mübadele yıllarında göçmenler için konut olarak kullanıldı, bugün ise belediyenin sergi salonu olarak hizmet görüyor. Selanik’teki en önemli Osmanlı eserlerinden biri olan Beyaz Kule ise şehrin sembolü olarak “Bizans eseri” diye tanıtılıyor. Yanya, Girit, Larisa ve Kavala gibi gibi birçok manâlı Yunanistan şehrindeki camiler ve tarihi yapılar da aynı kaderi paylaşmaya devam ediyor. Karaferya’da 1716 öncesinde inşa edilen Eminzade Hacı Ahmet Ağa Camisi ve Karaferya Musalla Namazgahı, sonraki yıllarda mimarisinde yapılan değişikliklerle bir Ortodoks mekanına dönüştürülürken, Kavala’da 1530’da inşa edilen İbrahim Paşa Camisi ise kilise yapıldı. Yunanistan’ın birincil başkenti Nafplio’da ise bir süre meclis binası olarak hizmet veren ve bugün kültür merkezi olan Ağapaşa Camisi’nin yanı sıra Vuleftiko Camisi de sinema ve konferans salonuna çevrildi. Serez’de 1385’te inşa edilen Eski Cami, 1937’de yıktırılırken yerine alışveriş merkezi yapıldı. Rodos’ta ise 1578’de Sultan 3. Murat göre yaptırılan Sultan Mustafa Camisi bugün düğün salonu olarak kullanılıyor. Yanya’da 1618’de inşa edilen Aslan Paşa Camisi, Nafpaktos’da 1499’da inşa edilen Fethiye Camisi, Kandiye’de 1789’da inşa edilen Veli Paşa Camisi ve Serez’de 16. yüzyılda inşa edilen Zincirli Camisi ise bugün müze olarak hizmet veriyor. Rodos’taki Recep Paşa ve Murat Reis camileri, Koniçe’deki Süleyman Camisi, Drama’daki Arap Camisi, Kesriye’deki Kurşunlu Camisi, Halkida’daki Emirzade Camisi ve Gümülcine’deki Selvili ile Yunus Bey camileri ise harabe halinde bulunuyor. Balkanlar ve Avrupa’daki en manâlı mimari ve dini eserlerden biri olan Dimetoka’daki tarihi Çelebi Sultan Mehmet Camisi, 2017’de çıkan yangında büyük zarar görürken hala restore edilmeyi bekliyor. Gümülcine’de Sultan Murat Hüdavendigar zamanında yapı edilen ve yüzyıllarca misafirhanesi, aşocağı, mescidi ve sebili ile yolda kalmışlara hizmet vermiş Poşpoş Tekkesi ise Gümülcine Belediyesi göre 1990’lı yıllarda Pontuslu göçmenlere konut yapılmak üzere yıktırıldı. Gümülcine merkezinde yer alan Gazi Evrenos Bey İmareti de duvarı yıkılarak önce elektrik santraline dönüştürüldü, arkasından restore edilerek girişine eklenen Helenistik dönemden kalma bir heykel başı ile Bizans damgası vuruldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir